English | Türkçe

Blog

KARIN GERME OPERASYONU NASIL YAPILIR?

Karın Germe Operasyonu özenli bir şekilde gerçekleştirildiğinde estetik cerrahi operasyonları arasında hastaları en mutlu eden ameliyatlardan birisidir.

Sarkmış olan karın bölgesi ve gerginliğini kaybetmiş karın kasları bu operasyonla daha gergin ve sıkı hale getirilebilir ve estetik sonuçlara ilaveten hijyen problemlerini de ortadan kaldırabilir.

Vücudu ile daha barışık hale gelen hastaların kendilerine güvenlerinin, sportif aktivitelere katılımlarının artması ve yine kilo yönetimlerine dikkat etmeleri sonucu daha sağlıklı bir hayat sürmeleri sık görülen bir durumdur. Benzer şekilde hastaların operasyon sonrasında cinsel yaşamları da genellikle olumlu etkilenmektedir.

Karın Germe Operasyonu mutlaka hastane ortamında yapılması gereken çok ciddi bir ameliyattır.

Ancak uygun şartlar altında ve usta ellerde yapıldığında güvenli bir ameliyat olarak kabul edilir.

Muayenehane şartlarında bu operasyonun yapılması çok risklidir! Operasyon sonrası hasta mutlaka hastanede gözetim altında tutulmalı ve yakından takip edilmelidir.

Karın Germe Operasyonu sadece hasta güvenliği ve sağlığı riske edilmeden uygun ve tecrübeli bir Plastik Cerrah tarafından uygulanmalıdır.

 
GENEL HATLARI İLE KARIN GERME OPERASYONU:
Karın Germe Operasyonu nun amacı estetik bir karın ve bel bölgesi almak, göbek deliğinin daha estetik şekilde yeniden yapılmasıdır. Bu amaçla sıklıkla daha estetik ve uyumlu bir görüntü almak için bel bölgesinden yağ alma işlemi operasyon sürecine eklenmektedir. Tüm vücut liposuction işlemi karın germe ile aynı anda yapılmamalıdır!
KARIN GERME OPERASYONUNA HAZIRLIK:
Karın Germe Operasyonu öncesi gerekli kan testleri ve diğer tahlilleri tamamlanan hasta anestezi doktoru tarafından değerlendirilir ve ameliyata engel bir durumu olmadığına kanaat getirildikten sonra ameliyathaneye indirilir. Hasta daha odasında iken yapılan sakinleştiriciler ile rahatlatılıp, ameliyathaneye yolculuk ya da hazırlık kısmını hatırlamaması sağlanır.
KARIN GERME OPERASYONU VE ANESTEZİ:
Karın Germe Operasyonu en uygun genel anestezi altında yapılır. Sanılanın aksine genel anestezi usta ellerde uygulandığında, operasyon süresince solunum yolları tüp ile kontrol altına alınabildiğinden en güvenli anestezi yöntemidir. Hasta operasyon süresince uyuduğundan herhangi bir ağrı duyması söz konusu olmayacaktır.
KARIN GERME OPERASYONU NE KADAR […]

BURUN ESTETİĞİ (RİNOPLASTİ) OPERASYONU NASIL YAPILIR?

HASTANEYE VARIŞ:
Rinoplasti Operasyonu mutlaka hastane de uygulanması gereken bir ameliyattır. Muayenehane ortamında yapılan girişimlerin çok riskli olduğu bilinmelidir. Operasyon öncesinde kan testleri ve gerekirse diğer tetkikler tamamlanıp hastanın en risksiz şekilde ameliyata alınması sağlanmalıdır.

 
AMELİYATHANEYE ALINIŞ:
Kan tahlilleri ve diğer tetkikleri hazır olan hasta Anestezi Doktoru tarafından muayene edilir ve operasyon geçirmesine engel bir durumun olmadığına kanaat getirildikten sonra ameliyat salonuna nakledilir. Hasta daha odasında iken yatıştırıcı ilaçlar verilerek hem rahat bir şekilde ameliyata girmesi hem de ameliyathaneye girene kadar olan sürenin hatırlanmaması sağlanır.

OPERASYON NE KADAR SÜRER?
Yapılacak işlemin büyüklüğüne bağlı olarak bir Rinoplasti operasyonu yaklaşık olarak 1,5 -2 saat kadar sürer. Kulaktan ya da kaburgadan kıkırdak alınması gereken durumlarda operasyon süresi daha da uzun olacaktır

 
GENEL ANESTEZİ:
Rinoplasti ameliyatında en güvenli ve konforlu anestezi yöntemi Genel Anestezidir. Hastaların genel kaygılarının aksine uygun ortamda ve tecrübeli bir Anestezi Doktorunun elinde (özellikle solunum yolları tüp ile kontrol altına alındığından) çok güvenilir bir yöntemdir.

 
LOKAL ANESTEZİ:
Burun ameliyatı lokal anestezi altında yapılabilir, ancak hasta ağrı duymasa da operasyon sırasında ki sesleri ve manüpilasyonları duyup hissedebileceği için rahatsızlık duyabilir. Genellikle çok küçük burun ameliyatları ya da minimal işlemin yapılacağı revizyonlar için uygundur. Özellikle büyük işlemler de ya da septoplasty (deviasyon) gibi boğazın gerisine kan sızma ihtimali olan durumlarda uygulanması önerilmemektedir.

 
SEDASYON + LOKAL ANESTEZİ:
Operasyon hastane ortamında uygulandığında, hastanın hafif bir uyku halinde tutulup konforlu ve ağrısız bir ameliyat süreci geçirmesi için lokal anesteziye ilaveten damardan sakinleştirici ilaçların verildiği sedasyon işlemi eklenebilir.

 
AMELİYATA HAZIRLIK:
Ameliyathaneye alınan hasta uygun anestezi yöntemi uygulandıktan sonra yüze dezenfektan uygulanıp, hastanın üzerine steril örtüler örtülür. Bu sırada tüm ameliyathane ekibi eşgüdüm içinde çalışıp zaman kaybının önüne geçilir ve hastanın gereksiz yere anestezi alması önlenerek hazırlıklar tamamlanır. Plastik Cerrah “yıkanma” tabir edilen sterilizasyon işlemi ile ilgilenirken aynı anda ameliyat hemşiresi cerrahi aletler, ışık sistemleri […]

PEKTORAL İMPLANT OPERASYONU (KOLTUK ALTINDAN – ENDOSKOPİK) NASIL YAPILIR?

Koltuk Altından Pektoral İmplant Tekniği az sayıda plastik cerrah tarafından uygulanabilen bir operasyondur. Operasyonun Endoskopik olarak yapılması ameliyat sonrası dönemde hem hasta konforunu arttırmak da (özellikle ağrı anlamında) hem de daha kaliteli bir operasyon süreci sağlamaktadır. Pektoral İmplant Operasyonunu Gerçekleştiren Plastik Cerrahlar genellikle kadınlarda Koltuk Altından Endoskop Yardımcılı Meme Protezi operasyonu konusunda tecrübeli kişilerdir.

 

 
Konulacak İmplantın Büyüklüğünün Belirlenmesi:
Her ameliyatta olduğu gibi Pektoral İmplant Operasyonu da kişiye özel planlanmalı ve uygun boyuttaki implant daha ameliyattan önce belirlenmelidir. Yapılan ölçümler sonrası konulması planlanan implantın boyutları belirlenir.

 

 
Pektoral İmplant Ameliyatı Nerede Yapılmalıdır?
Endoskopik Pektoral İmplant Operasyonu teknik olanakları yüksek bir hastanede ve mutlaka ameliyathane ortamında yapılmalıdır. Hastalar için en güvenli ve konforlu metot ise Anestezi Uzmanı gözetiminde uygulanan Genel Anestezidir.
Operasyon Öncesi Çizimler
Koltuk altında yapılacak kesi ideal olarak hasta ellerini beline koyduğunda karşıdan kesinlikle gözükmeyecek şekilde, koltuk altının en yüksek ve çukurda kalacak noktasına yerleştirilir. Yine kalacak izin vücudun ön ve arkasından gözükecek şekilde koltuk altı sınırlarını aşmaması gerekmektedir.

 

 
Anestezi:
Koltuk Altından Pektoral İmplant Ameliyatı ideal olarak Genel Anestezi altında yapılır. Genel Anestezi, hastaların korkularının aksine uygun şartlar ve uygun ellerde uygulandığında, tüm ameliyat süresince solunum yolları tüp ile güvence altına alındığından en güvenli ve konforlu yöntemdir.
Koltuk Altından Endoskopik Pektoral İmplant Operasyon Süreci:

Koltuk Altından Endoskopik Pektoral İmplant Operasyonu tekniğinde; koltuk altının en yüksek noktasında yaklaşık 4-5 cm bir şekilde deri kesisi yapılır ve hemen deri altından ilerlenip pektoral kasın yan kenarına ulaşılır.

Pektoral Kasın kenarına ulaşıldıktan sonra göğüs kası altında ilerlenip Pektoral İmplantın konacağı cebin hazırlanmasına geçilir (şekil 1). Özel endoskopik aletler yardımı ile göğüs kasının altında konacak implant için cep hazırlanır.

Koltuk altı kesi bölgesinden özel ekartörlerin yardımı ile açılan cebe implant yerleştirir (şekil 2) ve koltuk altı kesisi kapatılıp ameliyat sonlandırılır.

Endoskopik Pektoral İmplant Operasyonu sonrası hastanın üzerine konan tek pansuman koltuk altı kesisinden […]

Botoks Enjeksiyonu Sonrası Yüz İfadesi Değişir mi?

Dr. Hakan Gündoğan yaptığı botoks uygulamasının başarı kriteri olarak hastanın mimiklerini hala kullanabilirken kırışıklıkların giderilmiş olması, yüzde daha dinlenmiş, huzurlu ve genç bir görünüm alınması ve üçüncü kişiler tarafından botoks uygulandığının fark edilmemesidir. Gerçekten de uygun dozda, uygun anatomik bölgelere uygun derinlikte Botoks enjeksiyonu yapıldığında hasta haricinde kimse tarafından botoks uygulandığının anlaşılması neredeyse olanaksızdır.

Hastaların Botoks ile ilgili (belki de haklı olarak) en yaygın endişeleri “yüzümde ifade değişikliği” olur mudur? Yüzde ifadenin bozulmasının anlamı hastadan hastaya değişmekle birlikte genel de medya da karikatürize edilen sonuçların ortaya çıkacağı yanılgısıdır. Botoks ile sadece seçili kas grupları, kısmi felce uğratıldığından gerçek anlamda ifade bozulmaz (Şekil 1). Benzer şekilde kaslar hiç çalışmayacak şekilde anormal bir doz uygulanır ise o zamanda kişi maske gibi bir yüze sahip olabilir. Bu istenmeyen durumlar uygun noktalara, uygun doz da ve uygun derinlikte botoks uygulaması ile önlenirler. Yani mimiksiz ve maske şeklinde yüz ortaya çıkmış ise bu Botoksun değil uygulamaya yapanın kabahatidir! Bu bağlamda en önemli nokta Botoksun tecrübeli ve yüz anatomisine hâkim bir plastik cerrah tarafından uygulanmasıdır.
Botoksun en sık uygulandığı göz kenarları, kaş çatma çizgileri ve alın bölgeleri söz konusu olduğunda ise ifadeyi belirleyen genellikle kaşların pozisyonudur ve botoksun neden bu bölgelerin tümüne birden uygulanması gerektiğini açıklar.

 

Şekil 2: Kaş arası çizgilerini gidermek amacı ile sadece bu bölgeye Botoks enjeksiyonu yapıldığında, diğer kaslar çalışırken kaşları aşağı-içe doğru çeken kaslar çalışamadığından, kaşların iç kısımlarının kalkması sonucu “şaşkın” bir ifade ile sonuçlanma ihtimali yüksektir.Dr. Hakan Gündoğan’ın prensip olarak hemen hiçbir zaman tek bir bölgeye botoks uygulamayıp (kırışıklık olmasa da) her üç bölgeye (göz kenarları-kaz ayakları, kaş arası-kaş çatma çizgileri ve alın- paralel alın çizgileri) botoks yapmasının sebebi kaşların pozisyonunun değişip hastanın ifadesine olumsuz yönde etkilenmesini önlemektir. En doğal gözüken ve çevre tarafından anlaşılmayan botoks uygulamalarının sırrı […]

YAPISAL BURUN ESTETİĞİ(YAPISAL RİNOPLASTİ)

Yapısal Burun Estetiği (Yapısal Rinoplasti) kısaca ameliyatta şekillendirilmiş burunun ameliyat sonrası dönemde de değişmeden kalması ve burun ameliyatı sonrası uzun vadede ortaya çıkan (erken dönemde burun güzel gözükürken) burunun çökmesi, burun ucunun sarkması ve çimdiklenmiş görüntünün ortaya çıkması gibi problemlerin engellenmesini amaçlayan ve son yılların popüler burun estetiği tekniğidir.

Yapısal Burun Estetiği (Yapısal Rinoplasti), daha estetik ve çoğu zaman daha küçük bir burun elde etmek amacı ile yapısal bütünlüğü zayıflatılmış olan burun yapılarının (Klasik Küçültme Rinoplasti Operasyonu) ameliyat sırasında kuvvetlendirilmesi ve zaman içinde burunun olumsuz yönde şekil değiştirmesinin önüne geçmesini amaçlar.

Burun Estetiği (Rinoplasti) sonrası değişikler ve iyileşme son derece karmaşık mekanizmalar sonucunda gerçekleşmektedir. Özellikle genç yaşlarda yapılan  Burun Estetiği (Rinoplasti) Operasyonu sonrası uzun vadede vücudun normal iyileşme mekanizmasının doğal bir sonucu olan ve tıp dilinde “skar kontraktürü” olarak isimlendirilen durum ortaya çıkıp burun deformiteleri ile sonuçlanabilir. Uzun vadede gelişebilecek burun deformitelerinin önlenmesi amacı ile özellikle gençlerde Yapısal Burun Estetiği (Yapısal Rinoplasti) Tekniğinin uygulanması önerilmektedir.

Doğası itibari ile son derece karmaşık olan bu cerrahi işlemin uzun dönem sonucunu etkileyen birçok faktör mevcuttur ve operasyon ne kadar genç yaşda yapılırsa ileride sorun çıkma ihtimali de (Yapısal Burun Estetiği prensipleri uygulanmadığı takdirde) o kadar artmaktadır. Klasik Burun Estetiği Operasyonu geçiren gençlerde burunun yapısal bütünlüğü ortadan kaldırıldığından burunda çökme, çimdiklenmiş görünüm olasılığı ve nefes almada güçlük görülme ihtimali yüksektir ve ileri yıllarda bir başka burun ameliyatına (Sekonder Rinoplasti) ihtiyaç duyarlar.

Klasik Burun Estetiği Operasyonu sonrasında gelişen deformiteler ve çökmelerin en büyük nedeni burunun iskeletini oluşturan yapıların çıkartılması ve burunun yapısal bütünlüğünün geri kazandırılmamasıdır. Gelişen deformitelerin çoğu (erken dönemde burun güzel gözükse bile) o kadar yavaş ortaya çıkar ki çoğu hasta yıllar içinde burun şeklinde değişiklik olduğunun farkına varmazlar.

Burunda olacak değişikliklerin zaman içinde olumlu ya da olumsuz yönde gelişmesi tamamen ameliyat planına […]

KOLTUK ALTINDAN ENDOSKOPİK MEME BÜYÜTME

Göğüs üzerinde iz kalmasını istemeyen ancak daha büyük ve mükemmel görünümlü göğüsleri arzu eden kadınlarda en popüler yöntem Koltuk Altından Endoskopik Göğüs Büyütme  Tekniğidir. Etkinliği ve güvenilirliği yıllar içinde kanıtlanmış olan Koltuk Altından Endoskopik Göğüs Büyütme Operasyonu, göğüs üzerinde iz istemeyen kadınlar için göğüs büyütmede akla ilk  gelen ilk yöntemdir.

Bu teknik için ideal adaylar göğüs üzerinde iz istemeyen, genellikle göğüs başı küçük ve göğüs altı çizgisi belirgin olmayan, göğüsleri küçük ve sarkıklığı olmayan genç kadınlardır.

Koltuk Altından Endoskopik Göğüs Büyütme Tekniği kişinin hipertorfik skar ya da keloid gibi anormal yara iyileşme problemlerine olan yatkınlığının olduğu durumlarda özellikle avantajlıdır. Koltuk altında bırakılan iz hemen hiçbir zaman (aynı gözkapağında olduğu gibi) hipertorik skar ya da keloid formasyonu geliştirmediğinden, özellikle göğüs altı izinin sorun yaratma ihtimali olan hastalarda Koltuk Altından Endoskopik Göğüs Büyütme Tekniği ilk tercih olarak düşünülmelidir.

Koltuk Altından Endoskopik Göğüs Büyütme  Tekniğinde; koltuk altının en yüksek noktasında yaklaşık 3-4 cm’lik bir kesi yapılarak göğüs implantının göğüsün altına yerleştirilmesiyle göğüs büyütme işlemi gerçekleştirilir. Koltuk altında kalan iz zaman içinde giderek solacak ve sadece karşıdan bakıldığında değil kollar kaldırıldığında bile, zaten mevcut olan kıvrıma saklandığı için dikkat çekmez hale gelecektir. Sonuç; üzerinde iz bırakmadan büyütülmüş ve aynı zamanda güzel görünümlü göğüsler olmaktadır. Usulüne uygun olarak yapılan bir ameliyatın (endoskop yardını ile) iyileşmesi süresi de göğüs altı ya da göğüs başından yapılan göğüs büyütme ameliyatından farkı olmamaktadır.

Her ne kadar Koltuk Altından Endoskopik Göğüs Büyütme Tekniğinin tek özelliği kalacak izin göğüs çevresinde değil daha uzakda ve saklanabilen bir alanda bırakılması gibi gözükse de aslında bir çok avantajı mevcuttur. Burada özellikle dikkat edilmesi gereken konu ise operasyonun “Endoskopik – Endoskop Yardımcılı” olarak gerçekleştirilmesidir.

Sanıldığının aksine Koltuk Altından Göğüs Büyütme (Endoskop Kullanılmadan Yapılan) uzun yıllardan beri uygulanan bir yöntemdir. İlk uygulanmaya başladığı 1970’lerin başında […]